| Türkiye'nin Kıyı ve Deniz Alanları
IV. Ulusal Konferansı TÜRKİYE
KIYILARI 02 SONUÇ BİLDİRGESİ 05-08
Kasım 2002, DESEM - Dokuz Eylül Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi, İzmir
· Coğrafik, jeolojik, biyolojik, sosyal ve ekonomik açılardan değişiklikler
gösteren kıyı alanlarımızın, Ülkemizin ekonomik ve kültürel gelişmişliği, insanlarımızın
bugünkü ve gelecekteki refah ve mutlulukları açılarından büyük önem taşıdığının
bilincinde olarak; · Özellikle son 20 yılda, bölgesel, ulusal ve yerel düzeylerde
çeşitli çabalar olmasına karşın kıyı alanlarımızın iyi yönetilmediğini, yanlış
alan kullanımlarının ve kullanım çelişkilerinin hem ekonomik gelişmeyi olumsuz
etkilediğini, hem de doğal kaynaklara, çevresel ve kültürel değerlere zarar verdiğini
izleyerek; · Genel olarak kıyı alanlarımızın, ve özellikle doğal, kültürel
ve ekolojik önemleriyle öne çıkan duyarlı kıyı alanlarımızın yönetimi için, Ülkemizde
bugün çeşitli araçlar bulunmasına karşın bunların yeterince etkili kullanılamamasından
üzüntü duyarak; · Kıyı alanlarının korunması için bir çok yasal düzenlemeler
bulunmasına karşın bunların, gerektiği gibi uygulanamamaları sonucu yaptırım güçlerinin
sınırlı kaldığını görerek; · Kıyı alanlarımızın iyi yönetilebilmesi için
gerekli veri ve bilgilerin ülke genelinde yeterli olmaktan çok uzak olduğunu,
mevcut bilgilere erişmenin de zor olmasının çok önemli bir sorun oluşturduğunu
bilerek; · Parlamento, hükümet, kamu yöneticisi, yerel yönetici ve genel halk
olarak tüm düzeylerde, kıyı alanlarımız ve denizlerimize ilgi ve bilgi düzeylerinin
düşük olduğunu, bu çok değerli kaynakların iyi yönetilmesi ve korunması doğrultusundaki
bilincin zayıf olduğunu, ve bu bilincin oluşmasını ve gelişmesini amaçlayan eğitim
etkinliklerinin yeterli olmadığını, bu bağlamda yerel halkın eğitimi ve koruma
bilincinin oluşturulması doğrultusunda yarar sağlayacak "kıyı ve deniz doğal
yaşam müzesi", "akvaryum" gibi halkın ziyaretine açık yerlerin
ülkemizde bulunmadığını saptayarak; · İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin İzmir
Körfezi'nin temizlenmesi, İzmir Kenti'nin deniz kenti kimliğinin geliştirilmesi
ve denize bitişik ön kıyı alanlarının kamu yararına kullanılmasına yönelik çabalarının
olumlu sonuçlarını görmekten mutluluk duyarak,
Biz, Türkiye'nin Kıyı ve
Deniz Alanları IV. Ulusal Konferansı'na (5-8 Kasım 2002, DESEM Salonları, Dokuz
Eylül Üniversitesi, İzmir) katılan ve çeşitli kesimleri temsil eden delegeler,
aşağıda belirtilenlerin ivedilikle gerçekleştirilmelerinin gerekli olduğunu kamuoyunun
bilgisine sunmada görüş birliğindedirler: 1. Kıyı yönetiminin başarılı
olması için kıyı alanının özelliklerine duyarlı olmak, bütüncül yaklaşım, zamansal
süreklilik, edinilen yeni bilgiler sonrasında oluşan koşullara uyarlanabilmek,
geçmişte oluşan kıyı ve kent kimliklerini zenginleştirmek, kıyı ve deniz kültürünün
gelişmesine katkıda bulunmak çok önem taşımaktadır. 2. Kıyı kentlerinde kıyı
yönetimi için yerel yönetim düzeyinde kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır. Bu düzenlemeler
kurumlar arası eşgüdüm ve işbirliğini geliştirmeli, güvenilir bilginin oluşturulması
ve paylaşılmasını kolaylaştırmalı, katılımcı yönetime olanak vermelidir. Bu kurumsal
düzenleme için yasal dayanak sağlanmalıdır. 3. Yerel halkın, gerek merkezi
hükümet gerekse belediyeler tarafından gerçekleştirilen kıyı yönetimine katılmasını
ve katkısını sağlayacak kurumsal yapı kurulmalıdır. Yerel Gündem 21 projesi kapsamında
halkın katılımı ve katkısı için oluşturulan düzenlemeler geliştirilmeli ve bunların
kalıcı olmaları için yasal çerçeve oluşturulmalıdır. 4. Halkın, özellikle
çocukların ve gençlerin deniz sevgilerinin ve doğal yaşam üzerine bilgilerinin
geliştirilmesi için büyük kıyı kentlerimizde, belediye, üniversite ve özel sektör
işbirliğiyle büyük ölçekli akvaryumların kurulması yararlı görülmektedir.
5. Kent içinde kalmış ticari limanların, halkın deniz kültürünün geliştirmesine
katkıda bulunacak müze, sergi, eğitim seminerleri, su ve sualtı sporları gibi
etkinliklerin gerçekleştirilmesine olanak verecek düzenlemelerle zenginleştirilmeli
ve halk için bir dinlence merkezi durumuna getirilmelidir. 6. Kıyı belediyeleri,
ülkemizde sık sık uygulanan kıyıyı doldurarak alan kazanma işleminden çok zorunlu
durumlar dışında kaçınmalarıdır. Kıyı kentlerinin yerleşim alanlarına bitişik
kumsal, kumul, sulak alan gibi doğal alanlar korunmalı, ve bu alanlar kenti zenginleştiren,
kamuya açık dinlence alanları olarak düzenlenmelidir. 7. Özel n itelikteki
kıyı ve deniz alanlarının belirli adlar verilerek korunması çabaları yanısıra,
ülke genelinde uygulanacak koruma stratejileri belirlenmeli, çevreye ve doğal
kaynaklara etkisi yüksek düzeydeki yatırımları düzenleyen Bakanlık'ların eylem
planlarında bu koruma stratejilerinin etkili olması sağlanmalı, projelerin yer
seçimi, tasarım, uygulama ve işletme aşamalarında tüm koruma önlemleri bütünleşik
anlayışla gözetilmeli ve uygulanmalıdır. 8. Büyük Kanal Projesinin tamamlanmasından
sonra İzmir Körfezi'nin su, taban çamuru ve canlı yaşamının kirlilik düzeylerini
izleme çalışmaları genişletilerek sürdürülmeli, sonuçlar halka duyurulmalı, halk
sağlığı açısından gerekli olan düzenlemeler yapılmalı ve önlemler alınmalıdır.
|