.TÜRKİYE

.KIYILARI 97
. Program

. Bildirge

.
.TÜRKİYE

.KIYILARI 98
. Program


.TÜRKİYE

.KIYILARI 01
. Program

. Bildirge

.TÜRKİYE
.KIYILARI 02
. Program

. Bildirge

.Rüzgar ve Dalga
.İklimi Çalıştayı
. Program

. Bildirge

 TÜRKİYE
 KIYILARI 04
. Program

. Bildirge

 TÜRKİYE
 KIYILARI 06
. Program

. Bildirge



 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 


 
Türkiye'nin Kıyı ve Deniz Alanları III. Ulusal Konferansı

TÜRKİYE KIYILARI 01 SONUÇ BİLDİRGESİ

26 - 29 Haziran 2001, Yıldız Teknik Üniversitesi

 

· Coğrafik, jeolojik, biyolojik, sosyal ve ekonomik açılardan değişiklikler gösteren kıyı alanlarımızın, Ülkemiz ekonomik ve kültürel gelişmişliği, insanlarımızın bugünkü ve gelecekteki refah ve mutlulukları açılarından büyük önem taşıdığının bilincinde olarak;
· Özellikle son 20 yılda, bölgesel, ulusal ve yerel düzeylerde çeşitli çabalar olmasına karşın kıyı alanlarımızın iyi yönetilmediğini, yanlış alan kullanımlarının ve kullanım çelişkilerinin hem ekonomik gelişmeye zarar verdiğini, hem de doğal kaynakların ve çevresel değerlerin korunmasını güçleştirdiğini saptayarak;
· Genelde kıyı alanlarımızın, ve özellikle doğal, kültürel ve ekolojik önemleri nedeniyle öne çıkan duyarlı kıyı alanlarımızın yönetimi için, Ülkemizde bugün çeşitli araçlar bulunmasına karşın bunların yeterince olumlu kullanılamamasından üzüntü duyarak;
· Kıyı alanlarının korunması için bir çok yasal düzenlemelerin bulunmasına karşın bunların, gerektiği gibi uygulanamaması sonucu yeterince yarar sağlamadığını izleyerek;
· Kıyı alanlarımızın iyi yönetilebilmesi için gerekli veri ve bilgilerin ülke genelinde yeterli olmaktan çok uzak olduğunu, mevcut bilgilere erişmenin de zor olmasının çok önemli bir sorun oluşturduğunu bilerek;
· Parlamento, hükümet, kamu yöneticisi, yerel yönetici ve genel halk olarak tüm düzeylerde, kıyı alanlarımızın iyi yönetilmesi ve korunması için gereken bilincin zayıf olduğunu, ve bu bilincin oluşmasına ve gelişmesine yönelik eğitim etkinliklerinin yeterli oladığını ve desteklenmediğini görerek;

Biz, Türkiye'nin Kıyı ve Deniz Alanları III. Ulusal Konferansı'na (26-29 Haziran 2001, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul) katılan ve çeşitli kesimleri temsil eden delegeler, aşağıdakilerin ivedilikle gerçekleştirilmesinin gerekli olduğunda görüş birliğindedirler:

1. Kıyı alanları yönetimi için Ülkemizde mevcut olan araçların kullanımlarının iyileştirilmesi, bu değerli alanlarımızın ve doğal kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı yolunda önemli ilerlemeler sağlayacaktır. Bu bağlamda, bir yandan Kıyı Kanunu'nun geliştirilmesi ve kişisel yorumlara yer bırakılmadan kolaylıkla uygulanabilir duruma getirilmesi, diğer yandan arazi kullanım planlaması ve çevresel etki değerlendirmesi süreçlerinin, saydamlık ve katılımcılık düzeylerleri yükseltilerek iyileştirilmesi özellikle önem taşımaktadır.

2. Kıyı alanlarının doğal, kültürel, ve ekolojik özellikleri, ülkemizin kalkınması ve insanlarımızın refahı ve mutluluğu için taşıdığı önem konularında, parlamenterlerden sokaktaki insana kadar her kesimi hedef alan eğitim programlarının hazırlanması ve uygulanması, kamu kuruluşları ve özel sektör tarafından desteklenmelidir. Sivil toplum örgütlerimiz, bilimsel kuruluşlarla işbirliği yaparaktan, sözü edilen eğitsel etkinlikleri gerçekleştirmede önemli görevler üstlenebilirler. Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar gibi özellikle korunan kıyı alanları, buralara "ziyaretçi merkezleri" kurularaktan, halkın eğitimi ve biliçlendirilmesinde çok önemli işlevler görebilir.

3. Ayrıca, bugün için ülkemizde bulunmayan doğal yaşam müzeleri ve akvaryumlar, özellikle çocukların ve genel olarak tüm halkın doğa, kıyı ve deniz kültürünün gelişmesine, koruma bilincinin oluşmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Doğal yaşam müzeleri ve akvaryumlar ayrıca, turistler için aranılan ziyaret yerleri olma özellikleriyle de yarar sağlayacaktır.

4. Kıyı ve deniz alanlarıyla ilgili uygulamaları olan kamu kuruluşlarındaki çalışanların, konuyla ilgili hizmet içi eğitimi sürekli olarak alabilmeleri önem taşımaktadır. Ulusal ve uluslararası nitelikteki bilimsel toplantılar, bu eğitim için çok yararlı olanaklardır. Kamu kuruluşları, çalışanlarının bu tür toplantılara katılmalarını ve katkı yapmalarını teşvik etmeli, ve bütçelerinde bu amaç için yeterli ödenek sağlamalıdır.

5. Kural olarak, özel korunan alanların rekreasyon ve turizm amaçlı kullanımlarından oluşan parasal kaynaklar tümüyle, bu alanların korunması ve iyileştirilmesi amaçları için kullanılmalıdır. Bu nedenle bu tür kıyı alanlarının yönetimi, ilgili kuruluşlar tarafından protokoller yapılarak, kuruluş amaçları bu tür alanların korunması olan sivil toplum örgütlerine kiralanmalıdır.

6. Kıyı alanlarının ve buralardaki doğal kaynakların, katılımcı biçimde "yerinden yönetilmeleri"nin en akılcı yaklaşım olduğu, dünyadaki pek çok örnekleriyle kanıtlanmıştır. Yerel yönetimlerin bu işlevi gerçekleştirebilmeleri için, yasal, örgütsel ve parasal açılardan güçlendirilmeleri gerekir. Doğal ve kültürel değerlerin özellikle baskı altında oldukları türizm bölgelerindeki belediyelerin parasal kaynaklarının artırılması için, A.B.D ile birlikte pek çok Avrupa ülkesinde, konaklama ücretleri içinde yer alan, ve doğrudan yerel yönetimlere aktarılan "ziyaretci vergisi" uygulamasının ivedilikle ülkemizde de başlatılması doğru olacaktır.

7. Kıyı alanlarımızın doğal, kültürel ve ekolojik özellikleriyle ilgili verilerin ve bilgilerin, bütünsel bir yaklaşımla toplanması ve saklanması için bir program başlatılmalıdır. TUBİTAK bünyesinde bir "Kıyı Bilimleri ve Yönetimi" birimi oluşturularak gerçekleştirilebilir bu projede, yerinde toplanan veri ve bilgiler yanısıra, uzaktan algılama yöntemi de kullanılmalı, elde edilen tüm bilgiler ülke çapındaki bir coğrafi bilgi sistemine yerleştirilmelidir. Bu çabaların bir yan ürünü olarak, Türkiye kıyılarının bilinen tüm özelliklerini sergileyen "kıyı atlasları" nın hazırlanması, kıyı alanlarımızın iyi yönetilebilmesi ve korunması doğrultusunda önemli yararlar sağlayacaktır.

8. Hükümetin gündeminde olduğu bilinen hazine arazilerinin satışının gerçekleşmesi durumunda, ekolojik açıdan önem taşıyan kimi kıyı alanlarımızın özel mülkiyete geçmesi, kıyı alanları yönetimiyle ilgili sorunlarımızı çok daha ciddi boyutlara taşıyacaktır. Bu tür alanların kesinlikle satılmaması, öncelikle koruma amaçlı sivil toplum örgütlerine kiralanması önerilmektedir.